6. OTURUM: ATILGANLIK

4. ADIM: HAKLARI SAVUNMA

4. Adım: Hak ihlallerine karşı savunma

Eğitimciye Not: Katılımcıların; günlük hayatta arkadaş, komşu ya da tanıdık çevresinden gelen emrivaki ve sınır aşan taleplere "Hayır" demenin bir kavgacılık değil, kendi ruh sağlığını koruma becerisi (atılganlık) olduğunu fark etmelerini sağlayın.

Yöntem: Metafor Anlatımı ve Vaka Analizi.

Kullanılacak Materyal: Yazı tahtası, Günlük Yaşamdan Vaka Örnekleri.

Uygulama Adımları:
Güvenli Mesafeyi Koruma Termostat Metaforu: Eğitimci oturumu şu sözlerle açar ve tahtaya "Termometre" ve "Termostat" kelimelerini yazar:

"Değerli arkadaşlar, günlük hayatın akışında bazen komşularımız, akrabalarımız veya sosyal çevremizdeki insanlar bizim sınırımızı aşan, planlarımızı hiçe sayan haksız taleplerle karşımıza çıkabilirler. Üstelik bunu bazen 'iyilik, komşuluk, ayıp ediyorsun' gibi duygu sömürüleriyle ya da baskıcı bir üslupla (Köpek Balığı stratejisiyle) yapabilirler. İşte tam o an, bizim ne yapacağımız hayati önem taşır:

Eğer bir 'Termometre' olursanız: Ortamın ısısına göre hareket edersiniz. Karşı taraf size emrivaki yaptığında öfkeyle parlar, bağırıp çağırarak kavga edersiniz; ya da tam tersi 'ayıp olmasın' diye ezilip büzülür, istemediğiniz o işi kabul eder, sonra günlerce içinizden o insana bilenirsiniz. İki durumda da sınırınızı koruyamazsınız.

Eğer bir 'Termostat' olursanız: Karşıdan gelen o baskıdan etkilenmezsiniz. Kendi içinizdeki o 'Güvenli Mesafeyi' korursunuz. Karşı tarafın o fevri veya ısrarcı çıkışını kişiselleştirmeden, sakin ama sarsılmaz bir duruşla karşılar ve ortamın ısısını kendi sakinliğinizle dengelersiniz. Sınırınızı korurken bağırmanıza gerek kalmaz, kelimelerinizi netleştirirsiniz."

Günlük Yaşam Vaka Senaryosu: Eğitimci vakayı gruba okur veya tahtaya yansıtır:

Vaka: Çok yoğun ve yorucu bir haftayı geride bırakmışsınız. Hafta sonu evinizde tek başınıza kalıp dinlenmeyi, kafanızı toplamayı büyük bir sabırsızlıkla bekliyorsunuz. Cumartesi sabahı kapınız çalıyor. Açıyorsunuz; üst kat komşunuz elinde evinin anahtarlarıyla kapıda duruyor. Telaşlı, ısrarcı ve tamamen emrivaki bir ses tonuyla (Köpek Balığı) şöyle diyor:

"Ayşe/Ahmet, benim acil şehir dışına çıkmam lazım, hafta sonu anahtarı sana bırakıyorum, günde iki kez bizim eve gidip kediye mama ve su verir, çiçekleri sulayıverirsin. İtiraz istemiyorum, komşuyuz sonuçta, birbirimize yardım etmeyeceksek niye yaşıyoruz, hadi sana emanet!" diyor ve siz daha cevap veremeden anahtarları masanın üzerine bırakıp gitmeye yelteniyor.

"Termostat Modunda" Adım Adım Vaka Analizi

Eğitimci katılımcılara sorar: "İlişkiyi düşmanlığa dönüştürmeden ama o çok ihtiyacımız olan hafta sonu dinlenmesini de feda etmeden, bu sahnede profesyonel 'Ben dilini' nasıl kuracağız?"

Atılgan müdahale planı tahtaya 3 adımda yapılandırılır:

1. Duygusal Güvenli Mesafeyi Alın (İçsel Termostat)

Komşunuz o anahtarı masaya bırakıp üzerinizde suçluluk baskısı kurduğunda, ilkel beyninizin size verdiği o "Ya, ayıp olacak, kabul et" (Pasif) ya da "Bu ne saygısızlık, al anahtarını git" (Agresif) tepkilerini 3 saniye sessize alın. Derin bir nefes verin. O aceleciliğin ve emrivakinin size değil, ona ait olduğunu fark edip duygusal mesafe koyun. Bedeninizi dikleştirin ve net bir göz teması kurun.

2. Karşı Tarafın Durumunu Aynalayın (Suçlamadan Başlayın)

Söze doğrudan "Sen ne kadar düşüncesizsin" diyerek başlarsanız termometre olursunuz. Bunun yerine, onun sıkışıklığını duyduğunuzu gösteren bir cümleyle başlayın:

"Esra Hanım, şu an çok acil bir durumunuzun çıktığını ve şehir dışına çıkarken eviniz için bir çözüm bulma konusunda çok sıkıştığınızı duyuyorum, anlıyorum."

3. Atılgan "Ben Dili" ve Kişisel Sınırınızı Koyun

Karşı tarafı anladığınızı belirttikten sonra, hemen kendi sınırınızı ve ihtiyacınızı sarsılmaz bir netlikle masaya koyun:

"...Ancak ben de çok yoğun ve tükenmiş bir haftadan çıktım. Bu hafta sonunu evde tamamen dinlenerek ve kendime zaman ayırarak geçirmeye çok ciddi bir ihtiyacım var. Bu yüzden bu sorumluluğu bu hafta sonu üstlenemem, anahtarı kabul edemem. İsterseniz mahalledeki diğer komşulara sormanız için hızlıca bir alternatif düşünelim, ne dersiniz?"

Eğitimci Sorusu

Eğitimci analizi tamamladıktan sonra salona döner ve şu soruyu yöneltir:

"Değerli arkadaşlar; günlük hayatımızda komşumuza, arkadaşımıza ya da bir akrabamıza 'Hayır' diyemediğimiz için kaç kez kendi hakkımızdan vazgeçip pasif üçgene düştük? Günlük hayatımızda bu 'Termostat' kalma gücünü ve 'Ben dilini' ne kadar çok çalıştırırsak, hayatımızdaki o gereksiz stres yüklerinden kendimizi o kadar koruruz. Sizce bu günlük yaşam becerisini cebimize koyduğumuzda, yarın kurumda çocuklarla çalışırken ya da günlük hayatımızda neler değişir?"