Eğitimciye Not: Çocukların atılganlık kasının gelişebilmesi için kurum içinde onların sınırlarına (Örn: odasının kapısını çalmak, fikrini sormak) saygı duyulması gerektiğini hatırlatın. Çocukları, gün içinde kendi tercihlerini (örneğin hangi oyunu oynayacağı) açıkça söylemeye teşvik eden "Tercih Saati" uygulamalarını konuşun.
Yöntem: Soru-Cevap.
Kullanılacak Materyal: Yazı tahtası.
Günlük Yaşam Entegrasyonu: Eğitimci gruba yönelir: "Kurumdaki günlük pratikler ve rutinler içinde, çocukların pasif kalıp ezilmesini veya agresifleşip saldırmasını önlemek için onların 'atılgan kendini ifade etme' becerilerini nasıl destekleyebiliriz?"
Saha Fikirlerinin Alınması: Katılımcılardan gelen pratik öneriler (Örn: "Çocuklara hayır dediklerinde öfkelenmek yerine kararlarına alan açmak", "Grup toplantılarında kendilerini Ben diliyle savunmalarını teşvik etmek") tahtaya maddelenir.
"Değerli arkadaşlar, tahtaya yazdığımız bu harika saha fikirleri bize çok net bir gerçeği gösteriyor: Çocukta atılganlık kası, laboratuvarda değil günlük rutinlerin içinde gelişir. Biz kurumda çocukların pasif kalıp ezilmesini ya da agresifleşip sağa sola saldırmasını istemiyorsak, onlara atılgan olabilecekleri güvenli alanlar açmak zorundayız. Bunun ilk kuralı da çok basittir: Sınırlarına saygı duyulmayan bir çocuk, sınır çizmeyi öğrenemez.
Biz eğer bir çocuğun odasına kapısını çalmadan paldır küldür giriyorsak, o çocuğa gizliden gizliye şu mesajı veririz: 'Senin sınırların önemsiz, gücü yeten seninkini çiğneyebilir.' Çocuk da bunu görür veya siner (pasif olur) ya da başka bir akranına aynısını yapar (agresif olur).
İşte bu yüzden, gün içindeki o küçük pratikler hayati önem taşıyor. Çocuğun odasına girerken kapısını çalmak, ona bir şey yaparken fikrini sormak gibi basit ama önemli eylemler, çocuğa şunları aşılar: 'Ben değerliyim ve sınırlarım var, bana saygı duyuluyor. Saygı böyle gösterilir.”