Eğitimciye Not: 90 Saniye Kuralını ve kriz anındaki beyin durumlarını (Hayatta Kalma/Duygusal Mod) analiz ederek personelin felaket senaryoları kurmasını önleyin. Katılımcıların soyut nörolojik terimler arasında kaybolmasını önlemek için beyni alt kat (ilkel/duygusal beyin) ve üst kat (mantık beyni) olarak iki katlı bir ev metaforuyla anlatın.
Yöntem: Vaka Analizi.
Kullanılacak Materyal: Beyin Durumları Modeli şeması.
1. Teorik Açıklama: Eğitimci kriz anını şu şekilde temellendirir:
"Değerli arkadaşlar, bir bakım veren olarak sahada en çok zorlandığımız anlar hangileridir? Çocuğun öfke krizi geçirdiği, eşyaları fırlattığı, bağırdığı veya sizinle güç savaşına girip kuralları tamamen reddettiği anlar, değil mi? Genelde bu anlarda içimizden şu cümleler geçer: 'Beni bilerek dinlemiyor', 'Bana saygısızlık yapıyor', 'Lafımı sabote ediyor.' İşte tam bu noktada psikoloji ve nörobilim bize muazzam bir kapı açıyor ve diyor ki: 'Çocuk o an bilerek yapmıyor; çünkü beyni mantık modunda değil!'
Gelin, kriz anlarında çocukların (ve aslında bizlerin) beyninin hangi 3 temel modda çalıştığını ve bizim o modlara nasıl yaklaşmamız gerektiğini adım adım inceleyelim:

Beyindeki Karşılığı: Burası beynimizin en ilkel, en alt katıdır. Sadece güvenlikten sorumludur. Bir radar gibi sürekli çevreyi tarar. Tehdit algıladığı an devreye girer.
Çocuk Krizdeyken Ne Yapar?: Çocuk bu moddayken vurur, kırar, eşyaları fırlatır, kapıyı çarpar, ısırır ya da tamamen içine kapanıp odadan kaçar. Mantık büyük ölçüde devre dışı kalır. Çocuk o an sizi bir bakım veren olarak değil, beynindeki alarm yüzünden bir 'tehdit' olarak görmektedir.
Bakım Verenin Altın Stratejisi: Bu moddaki bir çocuğa nasihat vermek, kuralları hatırlatmak ya da ceza vermek yangına körükle gitmektir; çünkü beyni o anda sizi duymakta çok zorlanır. Tek bir ihtiyacı vardır: Fiziksel Güvenlik. Ses tonunuzu iyice düşürün, güvenli bir mesafede kalın, açık avuç içiyle yaklaşın ve bedeninizle 'Buradayım, güvendesin' mesajı verin.
Beyindeki Karşılığı: Burası duyguların, hatıraların ve ilişkilerin merkezidir. RULER metodunda bahsettiğimiz renklerin en yoğun yaşandığı yerdir.
Çocuk Bu Moddayken Ne Yapar?: Çocuk bu moddayken fiziksel olarak saldırmaz ama çığlık atar, abartılı şekilde ağlar, sızlanır veya bağırır. Cümleleri mantıksızdır:
'Herkes benden nefret ediyor!', 'Bu kurumdaki en kötü çocuk benim!' gibi felaket senaryoları kurar. • Bakım Verenin Altın Stratejisi: Çocuğun bu moddaki tek ihtiyacı Görülmek ve Duyulmaktır. Haklı/haksız tartışmasına girmeyin. RULER'ın aynalama tekniğini kullanın: 'Şu an çok canının yandığını ve haksızlığa uğradığını hissediyorsun, seni duyuyorum.' Duyguyu onayladığınız an beyin sakinleşme köprüsüne doğru ilerler.
Beyindeki Karşılığı: Beynimizin en gelişmiş, en üst katıdır. Mantıklı düşünme, problem çözme, hazzı erteleme, empati kurma ve uzlaşma tamamen burada gerçekleşir.
Çocuk Bu Moddayken Ne Yapar?: Çocuk sakindir (yeşil bölgededir), kurallara uyar, kaplumbağa tekniğini uygulayabilir, hatasını kabul edebilir ve sizinle iş birliği yapar.
Bakım Verenin Altın Stratejisi: İşte Duygu Koçluğu tam bu modda yapılır. Sorunları çözmek, kuralları konuşmak, çocuğa 'Bir dahaki sefere ne yapabilirsin?' diye sormak sadece ve sadece bu moddayken işe yarar.
Eğitimci bu açıklamayı yaptıktan sonra katılımcılara şu can alıcı soruyu yöneltir:
"Arkadaşlar, sahada düştüğümüz en büyük tuzak şudur: Çocuk 'Hayatta Kalma' veya 'Duygusal' moddayken (yani alt kattayken), bizim ona 'Mantık' modundan (üst kattan) cevap vermeye çalışmamızdır. Çocuk salonda sehpayı tekmelerken ona 'Kurum kurallarına göre eşyalara zarar vermek yasaktır, ceza alırsın' dediğimizde ne yapmış oluyoruz? Alt kattaki çocuğa üst kattan bağırıyoruz! Çocuk o anda bizi gerçekten duyabilir mi? Genellikle hayır. Şimdi düşünün; dün vardiyanızda yaşadığınız bir krizi göz önüne getirin. O kriz anında çocuğun beyni hangi moddaydı? Peki, siz ona hangi moddan yaklaştınız? Gelin bir vaka üzerinden analiz edelim."
2. Kendi Kendine Konuşma Uygulaması: Yaşanmış bir kurum krizi (vaka) tahtaya yazılır.
Katılımcılardan, kriz esnasında içlerinden veya sesli olarak "Şu an çok hayal kırıklığına uğradım, sakinleşebilirim, bu durum 90 saniye sonra yatışacak" diyerek beyni problem çözme moduna nasıl geçireceklerini analiz etmeleri istenir.
"Bazı araştırmacılara göre, öfke tetiklendiğinde bu duygunun ilk fizyolojik dalgası yaklaşık 90 saniye sürebilir. Eğer biz 'Beni hiç dinlemiyor' gibi olumsuz düşüncelerle öfkeyi beslemezsek, o dalga geçecektir. Çocuk hayatta kalma modundayken (vurma/kırma) bizi duymakta büyük güçlük çeker, önce bizim sakinliğimizle güvende hissetmesi gerekir. Bakım verenler olarak kuralımız net: Önce Regüle Et (Sakinleştir), Sonra Bağ Kur (Anla), En Son Değerlendir/Öğret (Mantık). Çocuk sakinleşip üst kata (Mantık moduna) çıkmadan kuralları öğretmeye çalışmak, fırtınalı denizde birine yüzme dersi vermeye benzer. Önce onu kıyıya çekmeliyiz."